Bu metin, Mehtaplı Şarkılar adlı tefrika romanın 6. bölümüdür.
Hikâye Salı ve Cuma günleri yeni bölümlerle devam
edecek.
Mehtap’ın yüzü hâlâ gözümün önündeydi ama buna tutunamazdım. Duygularımı bir
kenara bırakıp işime dönmem gerekiyordu. O evden çıktığım an, bu hikâyenin
sadece bir geceden ibaret olmadığını hissetmiştim. Ama artık Mehtap’ı bir
kenara bırakıp işimin başına geçmeliydim; o, aklımı, kalbimi, hatta
reflekslerimi fazlasıyla oyalamıştı. Derin bir nefes alıp dosyayı açtım: Memduh.
Kendime gelmeliydim. Kafa karışıklığımı bir kenara bırakıp asıl soruya
dönmeliydim: Ben neden buradaydım? Amacım neydi, kime hizmet ediyordum? İçinde
Memduh’tan başka tek bir isim bile olmayan o yarım yamalak dosya neden
özellikle bana verilmişti? Birileri bir şeyleri çoktan çözmüş, çoktan yerli
yerine koymuş gibiydi ve ben yalnızca o bilgilerin arasına sürülmüş bir piyon
muydum? Mehtap’ın geçen gece buluştuğu adam da bu şüphenin içindeydi; o adam
bizim teşkilattandı ama Mehtap’la ne bağı vardı? Burada gerçekten takip edilen
Mehtap mıydı, yoksa ben miydim? Bir oyunun içindeydim ama oyunun adını kimse
söylemiyordu.
Amirim bana dosyayı verdiğinde yukarıdan emir
geldiğini söylemişti. Dosyada adı geçen kişi ya da kişileri yerinde takip
edecek, mahallede neler döndüğünü, kimlerin kimlerle bağlantısı olduğunu
raporlayacaktım. Bana bu ev tutulmuş, mahallede sıradan bir memur gibi
görüneceğim söylenmişti. Talimatlar açıktı.
Sorun şuydu: Dosyada neden yalnızca Memduh’un adı vardı? Şimdi gelelim
Memduh’a, baştan sona hakkında öğrendiklerimizi bir tekrar edelim bakalım ne
çıkacak.
Dosyaya göre Memduh daha on yedi yaşındayken
ailesiyle birlikte köyden bu mahalleye göç etmişti. Babasıyla annesi mahallede
sayılan, sevilen insanlarmış. Uzun yıllar çocukları olmamış, geçkin yaşta
Memduh’u dünyaya getirmişlerdi. Babasının, bugün Memduh’un işlettiği bakkalın
bulunduğu dükkânı köyde sattıklarından aldığı parayla satın aldığı kayıtlarda
yer alıyordu. Memduh askere gitmiş, döndüğünde ise kumara bulaşmıştı.
Borçlarını kapatmak için karanlık işlere ve insanlara bulaşınca mahallede
korkulan ve sevilmeyen birine dönüşmüş. O zamana kadar bu mahallede hayat
neredeyse sıradan akıyormuş.
Bir süre sonra Memduh’un, görevli olduğu büyük
bir sevkiyat zincirinin depo ayağında ani bir baskına yakalandığı yazıyordu. O depoda
Memduh’tan başka adamlar da varmış; dosyanın diliyle “maşa” diye geçen, aslında
büyüklerin kirli işlerinde öne sürdüğü, taşeron gibi kullanılan tipler…
Baskınla birlikte bu adamlardan birkaçı içeri alınmış, sevkiyatın gerçek
sahipleri ise her zamanki gibi sisin içinde kaybolmuştu. Büyük isimler ortada
yokmuş; sanki o depo yalnızca yakalanmak için hazırlanmış bir sahneymiş.
Dosyaya göre Memduh savunmasında suçu ısrarla kendi üzerine almış, tek bir isim
bile vermemiş.
“Bu tavır ilk bakışta “delikanlılık” gibi görünebilirdi ama işin hacmi buna
izin vermiyordu; bu kadar yekûn bir operasyon tek bir adamın omuzlayacağı bir
iş değildi. Arkasında mutlaka daha büyük bir organizasyon, daha kuvvetli bir el
olmalıydı.”
Neyse dosyaya gelelim; Buna rağmen
Memduh ve o depoda yakalanan diğer kullanılan adamlar her şeyi kendi üzerlerine
alınca dosya resmî kayıtlarda kapanmış. Fakat daha enteresan olan ise; Memduh’un
otuz yaşında hapisten çıkıp babasının yanına döndüğü yazıyordu. Annesi o
içerideyken ölmüş, babası da dükkânı Memduh’a bıraktıktan kısa bir süre sonra
hayatını kaybetmiş. Ardından Memduh mahalleden on yedi yaşında, reşit olmayan
bir kıza âşık olmuş. Kızı ailesinden istemiş, vermeyince kız kısa bir süre
sonra ortadan kaybolmuş. Ailesi aylarca kızlarını aramış. Bu sırada Memduh her
sabah bakkalı aynı saatte açıp her akşam aynı saatte kapatmış, kızın ailesiyle
birlikte aramalarına bile katılmış.
Kızın kayboluşundan yaklaşık sekiz ay sonra Memduh’un onu bir köprünün
altında dilenirken bulduğunu söyleyerek mahalleye getirdiği kayıtlara geçmiş.
Kızın karnı burnundaymış; kimden hamile kaldığı belli değilmiş. Memduh onu zor
ikna ettiğini anlatmış, mahallede adeta kahraman ilan edilmiş. Kız da Memduh’u
doğrulamış ama yaşadıklarına dair neredeyse hiçbir ayrıntı vermemiş. İfadesine
göre bir gün okula diye evden çıkmış, dolaşmak istemiş, hava kararana kadar
geri dönememiş, parasız kaldığı için ormanda geceyi geçirmiş. Orada tanımadığı
kişiler tarafından istismar edildiğini, karanlık olduğu için yüzlerini
görmediğini ve şikâyetçi olmadığını söylemiş. Korktuğu içinse eve dönmediğini
bedenini satarak geçindiğini de ifade etmiş. Fakir ve cahil ailesi de araştırılmak
üzere şikâyetçi olmayınca, kız artık reşit olduğu ve rıza beyanı geçerli
sayıldığı için dosya kapanmış.
Peki, o sırada kıza gerçekten ne oldu, Memduh’un bir parmağı var mıydı? Elimdeki
dosyada adı olmayan o kız kimdi?
Devamı 16 Ocak Cuma Günü.
Yazar
Şebnem Elmacı Fırat'ın kaleminden.
1 Yorumlar
Büyük bir merakla gününü bekliyorum. Muhteşem gidiyor şu ana kadar. Kalemine yüreğine sağlık👏👏👏🩷
YanıtlaSil