Dijital Çağda Yayımlanan Bir Tefrika Roman
Bu metin, Mehtaplı Şarkılar adlı tefrika romanın 7. bölümüdür.
Hikâye Salı ve Cuma günleri yeni bölümlerle devam edecek.
Kendimi çarmıha vurulmuş bir ruh gibi duyumsuyordum; nedenlerin ve neticelerin haçında gerilen bir beden. O an göğün kapılarının benim için de aralanmasını, Tanrı’nın beni bu yükten kurtarmasını diledim. Oysa Mehtap’la geçirdiğimiz o gecenin üzerime sinen büyüsünü düşünerek sırıtmak isterdim. Ama onu düşünecek kadar bile vaktim yoktu. Elbette ona da gelecekti sıra; Mehtap’ın teşkilatla bağlantısı neydi, bu en çok merak ettiğim sorulardan biriydi. Ama önceliğim Memduh’tu ve o kaybolan kızdı.
Oysa önceki operasyonlarda eli hep omzumdaydı.
Bu yangının ortasında beni neden böyle yalnız bıraktığını anlayamadım.
Telefonu kapattıktan yarım saat sonra bir
e-posta düştü. Başlığı “gizli”ydi. Kalbim hızlandı. Dosya sıkıştırılmıştı;
indirilmesini beklerken zaman ağırlaştı. Açtığımda kızla ilgili karanlık
gerçekler karşıma çıktı. Ayrıntılı değildi; birilerine ulaşıp kazmam
gerekecekti. Ama artık elimde bir şey vardı: bir isim.
Uzun zamandır duymadığım bir kelimeydi. Tınısı
kulağa neredeyse güzel geliyordu; insanın içini acıtan türden bir güzellik.
Okuduklarım beni sarsmıştı. Oysa bundan çok daha korkunç dosyalar geçmişti
elimden. Neden bu kadar etkilendiğimi anlayamıyordum. Belki de Mehtap
yüzündendi. Bu mahalle, bu dosya, bu kız… hepsiyle fazla bağ kurmaya
başlamıştım. Ve bu, mesleğim için tehlikeli bir şeydi.
Evin içi yoksulluğun sessizliğini taşıyordu.
Perdeler eskimiş, koltukların kumaşı güneşten solmuştu. Duvarlarda takvim
yaprakları vardı; hepsi başka bir yılın içinden kalmış gibiydi. Latife’nin
çocukluğuna ait bir fotoğraf çerçevesi gözüme ilişti. On iki, belki on üç
yaşında… Saçları örgülü, bakışı henüz dünyadan korkmamayı bilmiyor gibiydi.
“Ben polis değilim,” dedim. “Ama devlet adına
sorular soruyorum.”
“Latife’nin kaybolduğu o sekiz ayı,” dedim. “O
zaman nerede olduğunu bilmek istiyorum. Lütfen ne biliyorsanız anlatın. Geç de
olsa adalet yerini bulsun.”
Odanın havası değişti. Kadın sandalyeye çöktü,
ellerini dizlerinin üzerine koydu. Bir annenin suskunluğu, bütün dosyalardan
daha ağırdı.
“Neyi anlatayım oğlum?” dedi fısıltıyla.
Kadının gözlerinde, yıllardır sakladığı bir
felaket parladı.
“Ah yavrum…” diye inledi kadın, dizlerinin üzerine çöktü, göğsünü
yumrukladı. Gözlerinden yaş değil, sanki yıllardır tuttuğu bir hayat aktı. Bir
süre konuşamadı, sadece ağladı. Ben mutfağa gidip bir bardak su getirdim,
elleri titreyerek aldı.
“Teyzeciğim,” dedim, “lütfen… anlatın, detayları
bilmem lazım.”
“Latife’nin hamile kaldığını karnı iyice
büyüyünce anlamışlar. Hapse girerim diye öldürememişler. Kızı tehdit etmişler.
Köprü altında dileniyordu diye getirdi mahallenin ortasına attı benim yavrumu.
Sonra Memduh ‘ben ikna ettim’ diye kahraman oldu. Ne yalan söyleyeyim, kızım da
polise öyle ifade verince inandık. Borçlu hissettik.”
“Bir gün karşıma aldım, zorla anlattırdım.
Sonra gittim Memduh’un kapısına. ‘Çocuğun kimden olduğu bile belli değil, ne
yapayım senin eksik etek kızını?’ Dedi yüzüme. O an kıyamet kopsun istedim. Benim
herif alkolikti. Bunu öldürürdü, hapse girerdi diye korktum. Polise gideceğimi
söyledim. Memduh ‘gitme’ dedi, ‘akşam geleceğim’ dedi. Meczup bir adam bulmuş.
‘Evlendirelim, namusu temizlensin’ dedi. Benim hayırsız herif dünden razıydı.
‘Karnındaki piçle kimse almaz’ deyip kızı karga tulumba verdiler.”
“Kızım evlenmeden doğum yaptı. Benim herif
çocuğu çöpe bırakmış. Ne oldu o yavruya, bilmiyorum. Latife de ince hastalığa
tutuldu, çok yaşamadı.”
“Benim herif Memduh’tan aldığı paraları
pavyonlarda yedi. ‘Yapma’ dedim, ‘etme’ dedim. Dinlemedi. Bir gün kapıyı çarpıp
gitti. O günden beri bitmeyen bir yasım var oğlum.”
O an anladım ki bu dosyada aranan tek şey suçlu değil, bir mezardı ve içi hâlâ sıcaktı.
Yazar Şebnem Elmacı Fırat'ın kaleminden.
2 Yorumlar
Her bölüm ayrı bir heyecana sürüklüyor. Bir dahaki bölümü sabırsızlıkla bekliyorum. Dizilere taş çıkartır.Kalemin daim olsun.👏👏👏
YanıtlaSilSalı günü bekledim ama gelmedi arka arkaya çok iyi olmuş, gerçekten sonunu merak ediyorum bir iki tahminim var gerçi ama 🙂 (NAZ)
YanıtlaSil